21 Ocak 2013 Pazartesi



   Ölümlü Bekleyiş




   Ne hasta bekler sabahı,
   Ne taze ölüyü mezar.
   Ne de şeytan, bir günahı,
   Seni beklediğim kadar.


Hava soğuk...
Mis gibi bir toprak kokusu...
Yağmurun naif,yumuşak,dinlendiren pıtırtıları...
Rüya mı yoksa gerçek mi ayırt edemiyorum. İçimden küçük bir fısıltı huzurlu olmam gerektiğini söylüyor. Fakat ben neden bir türlü o sesi dinleyemiyorum? Neden kalbimin derinliklerinde bir sızı hissediyorum? Küçüklüğümden beri severim yağmur sesini,yağmuru izlemeyi... Ama şimdi,her yağmur damlası kabuk tutmamış yaralarımı tuzlu su gibi yakıyor sanki... Sevmiyorum bu kez her seferinde sevdiğimi hatırlatan bu eşsiz musikiyi. Sevemiyorum, çünkü bir zamanlar vuslatı hatırlatan bu ses şimdi firkati hatırlatıyor. Hem de daha keskin... Daha acı...

Anlatamadığım bir duygu kaplıyor içimi. Hani birini beklersiniz... Ne zaman geleceğini,hatta gelip gelmeyeceğini bilmeden... Ama beklersiniz... Günler geçer,aylar geçer,mevsimler değişir. Ama değişmeyen tek şey bekleyişinizdir. İlk günkü gibi aşkla ve umutla durur o duygu göğüs kafesinizde. Zamanla sıkışır,boğulur sol yanınız,ama beklersiniz... Yüzünüzdeki çizgiler,saçınızdaki renkler değişir,ama beklersiniz... Öyle bir boşluk açılır ki içinizde,gelenin dahi varlığıyla dolduramayacağı,ama beklersiniz... Çünkü düşmüştür bir köz gibi yüreğe sevdanın en siyahisi... Çünkü çıkmıştır ağızdan vadesi ve zamanı olmayan o tek kelime... 'Bekleyeceğim' demişsinizdir bir kere... Sorulur mu sevgiliye 'Ne zaman gelirsin' diye? Döner mi aşkın bağladığı dil, bir gün belirlemeye? Geçen zamanlar,araya giren mesafeler engel oluşturur mu sevmeye? Özlem değil midir, kömürün elmasa dönüşmesi gibi değerli kılan yaşanan günleri? 

Soğuk...
Ve mis gibi bir toprak kokusu...
Korkuyorum... Seni daha fazla bekleyememekten... Ya da geldiğini görememekten... Herkes yanımda bugün,sen hariç. Sevdiklerim,sevmediklerim,yüzünü birkaç kez gördüklerim... Ama dokunamıyorum hiçbirine. Sen gelirsen sana da dokunamamaktan korkuyorum. Aylarca görmediğim yüzüne,saçlarına... Sahi gelir misin bugün yurduma? Sormamam gerek biliyorum ama,kavuşur muyuz vuslata? Yoksa ahirete mi kalır,yarınlara?

Hava soğuk...
Hüzünlü bir toprak kokusu...
Kalın giyin de gel sevgili. Toprağın üstü nasıl bilmem ama altı çok soğuk... 

         
                                    
                                                                                                                       yeteneksiz kalem..



*İlk konumuz olan 'ölüm' teması için naçizane kısa bir yazı.. =)











1 yorum:

  1. Bekleyişler,bekleyişler..Ömrümüz bekleyişler ve ardında bıraktıklarından ibaret..Daha dün bir çınarıtoprağın altına koyarken bugün ailemize yeni katılacak bir miniğin kalp atışlarına tanık olmak..Hayat zıtlıklarla dolu,sanırım hayatı yaşanılır kılan da bu..Ölümü düğün gecesi olanlardan olabilmek duasıyla..Yazı ilmik ilmik içime işledi sanırı,biraz da denk geldi bu olaylar silsilesine..Kaleminize kuvvet ve yüreğinize sağlık..

    YanıtlaSil