22 Ocak 2013 Salı

Ölüm Beş Harf İki Hece…




Ölmeden önce de ölür insan. Yıkılır, dağılır, paramparça olur. Kırıkları toplamaya çalışır ama elinde sadece atan bir kalp ve nefes almaya devam eden bir beden vardır. 

Ölmek kolay, yaşamak zor. Yitirdiğimiz onca şeye rağmen ayakta kalıp dik durmak zor. Ölmek kolay, ölenin ardından devam etmek zor. Tek kelime etmeyip içimize atıp susmak gibi. Bazen bağıra çağıra ağlamak da fayda etmez insana. Acıya daha fazla acı katar. Durumu aşmak yerine içimize işler, kalır. Soğuk gibi kimsesizlik gibi.

Her sabah kalkıp aynaya bakmak ve neden ben değil de o diye düşünmek… 

İçinden çıkamamak. Çözemeyeceğimiz bir dünya. Küçüklükten beri herkes bir gün ölecek fikrini benimsemek ama ölüme yaklaştığımız her adımda ondan daha çok korkmak kaçılmaz olur. Kimse ölmek istemez. Neden mi? Çok basit. Hayat kısa, hayat güzel, hayat tadımlık. 

Hayat kimseye kızgın, küskün yaşanmayacak kadar çabuk geçer...

Yaşlısı genci çoluğu çocuğu, hepimiz aynıyız. Ölürken bile olsa dönüp bir bak arkana, neler yaptım? Ne kazandım? Ne kaybettim? Ne yitirdim? 

Düşerken tutun hayata. Çünkü hayat tekrarı olmayan başa sarıp oynatamayacağımız en değerli şey. 

Arda...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder